Aidiyet, insanların hikayesi aslında… Farkında olmadan temas ettiğimiz her şeyin bir dışa vurumu . Zamanla bizimle değişen, gelişen, başlangıcı ve sonu olmayan bir yolculuk aidiyet. Tumu Tumu, ne zaman başladığı ve ne zaman biteceği belli olmayan bizim hikayemiz. Farkında olmadan, çok uzaklardan gelen bir efsane ile  tohumları ekilen, biz büyüdükçe filizlenen ve sizinle sizlerle bir orman olmasını umduğumuz kuralsız yolculuğumuz.

Küçük bir çocuğun denize attığı olta gibi, kendinden, çevrenden, hayattan ve istediklerinden emin olmadan yürüdüğün yol gibi. İşte biz, bu hikayedeki küçük çocuğuz. Oltamızı denize attık ve bu oltayı çekmek için güçlerimizi birleştirmeye ihtiyacımız var. Dalgalarla boğuşacağımız bu serüven diğerleri gibi yorucu, heyecanlı ve bir o kadar da güzel olacak çünkü aşılan her dalganın ardında yeni bir manzara, yepyeni hikayeler, güneş, bulutlar ve gökyüzü karşılayacak bizleri ve sizleri. Bir Maori deyişinin bize öğrettiği gibi, yüzümüzü güneşe döndük ve gölgeleri arkamızda bırakmak istiyoruz. Şimdi bu hikayenin en güzel kısmındayız. Başlarken bizim olan bu hikaye artık hepimizin. Birlikte yazacağımız bu hikaye gittikçe olgunlaşacak, nice dalgalar aşacak, nice rüzgarlarla boğuşacak ancak hep üzerine koyarak büyüyecek, çünkü artık bu hikaye hepimizin hikayesi…

ÜRÜNLERİ İNCELE